GDO (GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMA); TRANSGENİK ÜRÜNLER

GMO (GENETICALLY MODIFIED ORGANISM)

GDO Hakkında genel bilgi; bir organizmadaki arzu edilen özelliğin(genlerin) diğer bir organizmaya bakteri veya viruslerle transfer edilmesi (aşılanması) işlemidir. Bazı alanlarda kullanımı son derece gerekli ve faydalıdır. Ancak Amerika ve Avrupa’da (etikkette belirtilerek) yıllardır tüketilen GDO’lu ürünlerin etki mekanizması, zararlı olup olmadığı hala muammadır. (Potansiyel güvenli olmayan ürün). GDO’lu ürünle (yemle) beslenen hayvanlardan elde edilen ürünlerin (et,süt,yumurta) insanlarda etkisini kavramak için ise henüz erkendir.

BAZI ARAŞTIRMACILARA GÖRE HER İLACIN BİR YAN ETKİSİ VARDIR. DOĞANIN DENGESİNİ BOZMAK DOĞADAN BESLENEN İNSAN METOBOLİZMASINI BOZMAK DEMEKTİR. VE ÜLKEMİZDEKİ BİYO ÇEŞİTLİLİK OLUMSUZ ETKİLENMEKTEDİR (TOHUMLAR TEK TİP OLDUĞUNUNDAN ÇİÇEK TOZLARI KİLOMETRELERCE UZAĞA GİDİP GDO LU OLMAYAN NORMAL TOHUM EKİM ALANLARINI DÖLLEYEBİLİR. BU DA KONTROLSÜZ ÜRETİM DEMEKTİR. ALLERJEN ÖZELLİK TAŞIYAN GEN İÇEREN ÇİÇEK TOZLARININ BU YOLLA NORMAL TOHUMLARI ETKİLEDİĞİNİ DÜŞÜNÜN. ÇİFTÇİ VE DOLAYISI İLE TÜKETİCİ BUNU TÜKETENE KADAR FARKINA VARAMAYACAKTIR. GDO OLGUSUNUN TAMAMEN TİCARİ AMACA HİZMET ETTİĞİ, TOHUM YETİŞTİRİCİLERİ TARAFINDAN TEKEL OLUŞTURULDUĞU DA  DÜŞÜNÜLMEKTEDİR. ÖYLE TOHUMLUK ÜRETİLMEKTE Kİ İKİNCİ EKİMİ YAPILAMAMAKTA VE BİR SONRAKİ EKİM İÇİN AYNI ÜRETİCİDEN TEKRAR TOHUM ALINMAK ZORUNDA KALINMAKTA YADA PESTİSİT KULLANIMINI AZALTICI GENLERE SAHİP TOHUMLARDA İSE SADECE TOHUM ÜRETİCİSİNİN ÜRETTİĞİ PESTİSİT (İLACIN) KULLANIMINA  UYGUN OLMASI BU SAV’ LARI KISMEN DE OLSA DESTEKLEMEKTEDİR.

BAZI ARAŞTIRMACILARA GÖRE GDO’ LU ÜRÜNLERİN FAYDALI TARAFLARI DA MEVCUTTUR. TRANSGENİK ÜRÜNLERİN ENİNDE SONUNDA OLACAĞINI ÇÜNKÜ İNSANLIĞIN KURAKLIKLA VE KITLIKLA SAVAŞACAĞINI, VERİM ARTIŞININ GEREKLİ OLDUĞUNU SAVUNMAKTADIRLAR. BUNUN YANINDA DAHA ÖNCE BELİRTİLDİĞİ GİBİ ÇÖLYAK RAHATSIZLIĞI OLANLAR EKMEKLİK BUĞDAYDAKİ GLUTENDEN (BİR CİNS PROTEİN) ETKİLENİR. BU TEKNOLOJİ SAYESİNDE GLUTENSİZ BUĞDAY JENERASYONU ÇOK KISA SÜREDE VE UCUZA ELDE EDİLMİŞTİR. NORMAL KLASİK METODLA (HİBRİTLEME İLE) BİRKAÇ HASAT (YILLARCA) BEKLENMESİ GEREKİRKEN SADECE BİR JENERASYONDA SONUCA GİDİLMİŞTİR. TARLADA ZİRAİ İLAÇ DİYE TABİR EDİLEN PESTİSİT KULLANIMINI AZALTMAK İÇİN İSE TOHUMA TARLADAKİ ZARARLIYI ÖNLEYECEK GENİN AŞILANMASI, BASINDA ÇOK KONUŞULAN PESTİSİT VEYA İLAÇ KALINTISINI AZALTACAKTIR. ZİRA TÜRK GIDA KODEKSİNDE BELİRTİLEN LİMİTLERİN ÜZERİNDEKİ PESTİSİT KALINTILARININ KANSER YAPICI ÖZELLİĞİ KESİNDİR.

BURADA, İNSAN METABOLİZMASI İÇİN DOĞAL OLMAYAN İKİ OLGUYU YANİ, TAMAMEN TOKSİK OLDUĞU KESİNLEŞMEMİŞ POTANSİYEL GÜVENLİ OLMAYAN GDO’ LU ÜRÜNLER İLE KANSER YAPICI ÖZELLİKLİ PESTİSİT KALINTILARI TEHLİKESİ RİSKİNİ TÜRKİYE ŞARTLARINDA, TARIMSAL ÜRETİM ZİHNİYETİ (İLACIN HOMOJEN VE GEREKEN MİKTARLARDA ATILMAMASI), UYGULAMASI VE BUNLARIN KONTROLÜ BAĞLAMINDA KARŞILAŞTIRMALI  DÜŞÜNMEK GEREKİR. EN İYİ ÇÖZÜM GDO’ LU ÜRÜNLERDEN VAZGEÇMEK DEĞİL TEKNOLOJİK İMKANLARIN DAHA DA GELİŞTİRİLİREK TRANSGENİK ÜRÜNLERİ HEM UCUZA HEM DAHA FONKSİYONEL HEM DE OLUMSUZ ETKİLERİNİ BERTARAF EDECEK ŞEKİLDE ELDE EDİLMEYE ÇALIŞILMASIDIR.

GDO İLE İLGİLİ KISA BİLGİLENDİRMEDEN SONRA ŞİMDİ, BU KONUDAKİ YÖNETMELİĞİN RAFİNE YAĞ ÜRÜNLERİNİ NE ŞEKİLDE İLGİLENDİRDİĞİNE BAKALIM;

RAFİNE EDİLMİŞ, BİTKİSEL YEMEKLİK SIVI YAĞLARDA GDO’ NUN GETİRECEĞİ BİR RİSK OLAMAZ.    NEDEN??
AŞAĞIDA, GDO’LU ÜRÜNLERİN İNSANLARA MUHTEMEL ETKİ MEKANİZMASI (3 ŞEKİLDE) VE ÜRÜNLERİMİZİN BU KONUDAKİ  TEHLİKELERE  KARŞI SAVUNMASI ŞU ŞEKİLDEDİR;

1- GEN TRANSFERİ YOLU İLE TOHUMUN BÜNYESİNDE OLUŞTURULAN YENİ ANTİJENLERİN (PROTEİNLERİN) VE BAZI POLİSAKKARİTLERİN (PROTEİN’ E NİSPETEN DAHA ZAYIF ALLERJEN) İNSANLARA ALLERJİ YAPMASI OLASILIĞI:
ÖRNEĞİN SOYANIN KURAKLIĞA DAYANIKLILIK GENİNİ MISIRA AKTARIRSANIZ KURAKLIĞA DAYANIKLI MISIR ELDE EDERSİNİZ AMA SOYAYA ALLEJİSİ OLAN KİŞİLER  MISIRDAKİ YENİ GENDEN ETKİLENEBİLİR. AYÇİÇEK, KANOLA, MISIR VE SOYA DA DAHİL OLMAK ÜZERE TÜM RAFİNE YAĞLAR %0 “SIFIR”  PROTEİN VE KARBONHİDRAT İÇERİR. ALLERJEN ÜRÜNLER MUTLAKA PROTEİN (VEYA POLİSAKKARİT) İÇERMELİDİR. YANİ TAM RAFİNE YAĞ  ÜRÜNLERİNDEN “ALLERJENLİK” AÇISINDAN KORKULMAMALIDIR. YAĞ ÜRÜNLERİNİN EN AZINDAN % 99.5 YAĞ (TRİGLİSERİT VE SERBEST YAĞ ASİTLERİ), GERİ KALAN % 0,5 İSE ETERDE ÇÖZÜNMEYEN SAFSIZLIK, İZ METALLER, RUTUBET, SABUNLAŞMAYAN  MADDELERDİR. BUNLARIN TAMAMI ETERDE ÇÖZÜNMEYEN MADDELER DEĞİLDE GDO OLSA BİLE -Kİ BU İMKANSIZDIR- BEYAN (VEYA TEHLİKE) SINIRI OLAN % 0,9’ UN ALTINDADIR.  SATINALMA KONTROLLERİNDE YAĞLARIN YAPISINDA; YAĞ ASİTLERİ KOMPOZİSYONUNDA BİR DEĞİŞİM OLDUĞUNDA LABORATUARDA FARK EDİLMESİ VE TEHLİKELİ DEĞİL AMA FARKLI BİR CİNS ÜRÜN (ÖRNEĞİN: BAŞKA BİR YAĞ VEYA KARIŞIMI) OLDUĞU GEREKÇESİ İLE ÜRÜNÜN RED EDİLMESİ SON DERECE KOLAYDIR. AYRICA PROTEİNLER (GENLER DE PROTEİN YAPISINDADIR) 75 DERECEDE TAHRİP (DENATÜRE) OLURLAR, RAFİNASYONDA YAĞ SICAKLIKLARI DAKİKALARCA (30 DAKİKAYA KADAR) 230-240 DERECELERDE KALMAKTADIR.

2- İKİNCİ BİR RİSK İSE TRANSFER İŞLEMLERİNDE KULLANILAN VİRÜS VEYA BAKTERİLERİN (VE BUNLARIN İÇİNDEKİ GENLERİN) İNSAN SİNDİRİM SİSTEMİNDE NORMAL MİKRO FLORAYI BOZMASI; BAĞIRSAKTAKİ FAYDALI – ZARARLI BAKTERİ DENGESİNİ ETKİLEMESİ (ENFEKSİYON), GDO’DAKİ FARKLI GENLERİN MEVCUT FAYDALI BAKTERİLERİN YAPISINI DEĞİŞTİRMESİ, ZARARLI HALE GETİRMESİ (MUTASYON) VE SONUÇTA BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ ETKİLEMESİ: ANCAK BELİRTTİĞİMİZ GİBİ RAFİNE ÜRÜNLER DE YİNE RİSK YOKTUR. ÇÜNKÜ VİRÜSLER VE BAKTERİLER RAFİNASYON PROSESİ SICAKLIĞINDA SAĞ KALAMAZLAR. PROTEİN YAPISINDAKİ TRANSFER GENLERİ TAHRİP OLUR. RAFİNASYONDA YAĞ SICAKLIKLARI VAKUM ALTINDA DAKİKALARCA (30 DAKİKAYA KADAR) 230-240 DERECELERDE KALMAKTADIR. RAFİNE YAĞLARDA, BAKTERİ VE VİRÜSLERİN GELİŞMESİ İÇİN GEREKLİ ENERJİ KAYNAKLARI (PROTEİN, KARBONHİDRAT VE SU) YOKTUR.

3- ÜÇÜNCÜ RİSK İSE GENETİK TRANSFER SONRASINDA DEĞİŞEN TOHUMUN VEYA BU TOHUMDAN ELDE EDİLEN GIDA MADDESİNİN KENDİSİNİN (DEĞİŞİME UĞRAMIŞ YAPISININ) İNSAN METOBOLİZMASINA ZARARLI OLDUĞU VEYA KANSEROJENİK OLDUĞU HİPOTEZİ:
YAĞLAR, DİĞER GIDA MADDELERİNE GÖRE ÇOK DAHA BASİT YAPIDA OLAN GIDA MADDELERİDİR. % 99 DAN FAZLASI YAĞ ASİTLERİNİ İÇEREN TRİGLİSERİDLERDEN OLUŞUR. HER YAĞLIK TOHUMUN YAĞ ASİTLERİ KOMPOZİSYONU FARKLIDIR VE CİNSLERİNE GÖRE YAĞLARIN TSE VEYA TÜRK GIDA KODEKSİ KRİTERLERİ İÇİNDE OLUP OLMADIĞI TEK BİR ANALİZLE KOLAYCA ANLAŞILABİLİR. TRİGLİSERİD YAPISININ (YAĞ ASİTLERİ KOMPOZİSYONUNUN) DEĞİŞMESİ İSE ÜRÜNÜN/TOHUMUN CİNSİNİ BELİRLEYİCİ OLUP (AYÇİÇEK, MISIR, KANOLA, FINDIK, ZEYTİN, SOYA, VB.) İNSANDA KANSEROJENİK OLARAK OLUMSUZ BİR ETKİYE YOL AÇMAZ. YOKSA ÖYLE OLSAYDI DEĞİŞEN HER KOMPOZİSYON FARKLI BİR ÜRÜNÜ TANIMLAYACAĞI İÇİN HER YAĞ CİNSİ ÜRÜN İÇİN (AYÇİÇEK, MISIR, KANOLA, FINDIK, ZEYTİN, SOYA, VB.) KANSOREJENİK ETKİ MEKANİZMASI OLUR VE KLİNİK BULGULARDA TESPİT EDİLİRDİ. YADA ŞÖYLE İFADE EDELİM,  AYÇİÇEK YAĞINDA KIZARTILAN PATATESİN YANINDA ZEYTİNYAĞLI DOLMA TÜKETİLDİĞİNDE (MİDEDE HEM AYÇİÇEK YAĞINA HEM DE ZEYTİNYAĞINA AİT YAĞ ASİTLERİ KOMPOZİSYONLARININ KARIŞMASI DURUMU) MİDEYE GEÇEN KARIŞIM YAĞDAKİ YAĞ ASİTLERİ KOMPOZİSYONUN DEĞİŞMESİ NASIL TOKSİK ETKİ YARATMIYORSA, GENETİK TRANSFER SONRASI DEĞİŞEN KOMPOZİSYON DA (DEĞİŞSE BİLE) TOKSİK ETKİ YARATMAYACAKTIR. KONUYA KANOLA YAĞI AÇISINDAN BAKTIĞIMIZDA, ÖRNEĞİN KANOLANIN DÜŞÜK ERUSİK ASİTLİ OLUP OLMADIĞI KOLAYCA ANLAŞILIR. ANCAK ŞUNU BELİRTMEKTE FAYDA VARDIR; KANOLA TOHUMUNUN YÜKSEK ERUSİK ASİTLİ VEYA DÜŞÜK ERUSİK ASİTLİ OLUP OLMAMASI GDO’LU ÜRÜN OLUP OLMAMASINI GEREKTİRMEZ. KLASİK HİBRİTLEME İLE DE DÜŞÜK ERUSİK ASİTLİ KANOLA ELDE EDİLEBİLİR.

ÖNEMLİ NOT: RAFİNE BİTKİSEL YEMEKLİK SIVI YAĞLARDA GDO’DAN GELEBİLECEK TEHLİKE OLMAMASINA RAĞMEN, YAĞLIK TOHUM İLE BUNLARIN KÜSPELERİ VE DİĞER YEM HAMMADELERİ GDO AÇISINDAN TEHLİKE DEĞERLENDİRMESİNE ALINABİLİR.

İYİ GÜNLER DİLERİM.

ENDER UZER

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.