GDO tartışmaları dünyanın her tarafında olduğu gibi ülkemizde de devam ediyor.

Tasarıyla; bilimsel ve teknolojik gelişmeler çerçevesinde, modern biyoteknoloji kullanılarak elde edilen genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar ve ürünlerinden kaynaklanabilecek riskleri engellemek, insan, hayvan ve bitki sağlığı ile çevrenin ve biyolojik çeşitliliğin korunması, sürdürülebilirliğinin sağlanması amaçlanıyor.

Yasa bunu diyor ama acaba biz tüketiciler bu konuda ne düşünüyoruz?

GDO’lu ürünlere ilişkin bir çok yerde yazılara rastlıyoruz elbette. Zaten hayatımıza çoktan girmiş durumda GDO.Aslında muz yerken mısır,mısır yerken buğday yiyor olabiliriz bunu bilmiyoruz hiç birimiz.

İnsan sağlığına tehtid unsuru oluşturmadığı sürece GDO’lu ürünler hem dayanıklılık, hem yetişme koşullarının iyi duruma getirilebilmesi açısından avantajlı olarak görünüyor.Ama işin biyolojik kısmını düşündüğümüz zaman bir çoğunuz gibi ben de kendime soruyorum elbette: “Acaba ne yiyoruz?”

Şunu da belirtmem gerekir ki kötü niyetli insanlar olmadığı sürece bilimsel gelişmelerle insan sağlığına daha yararlı ürünlerin yetiştirilmesine karşı değilim. Sonuç olarak dünyamız azalan toprak ve su kaynakları ve hızla çoğalan nüfusla baş etmek zorunda ve bunu da bilime dayandırmak zorunda. Çünkü hem toprak yapısı değişiyor hem su yapısı. Bu işten rant sağlamaya çalışacak olanlar elbette olacaktır.
Umarım gerçekten de yasada olduğu gibi sadece insan sağlığına yararlı ve çeşitli ürünler yetiştirilir. Çünkü yıllardır yediğimiz hormonlardan bizim de vücudumuz salatalık gibi uzamaya başlayacak yakında durduğu yerde…

Konu ile ilgili aramalar:
Bu konular da ilginizi çekebilir:

Tags: